Sert Sözler

Sert sözler yazımızda en sert sözler, oturtan sözler, duygusal sert sözler, çok sert yazılar ve en ağır sert mesajlar bulabilirsiniz.

Sert Sözler

İnsan oğlu hırçın akan bir ırmak gibidir, ama okyanusta yok olacağının farkına varmadan!

Keşke beni eleştirmeye vakit ayıracağına, kendi yediğin bokları düzeltmek için uğraşsaydın.

Allah yarattı diye ben fareyi bile seviyorum ama muhattap mıyım? hayır.. Dokunur muyum ? asla !! Sen de böylesin işte çok şey yapma.

Şerefsizlik açık arttırmayla satışa çıkarılsa sen karaktersizliğinle havada kaparsın.

Bana yakın hissetmeyin zira benim sokaklarım size tenha.

Çok nacizane bir fikrim var; S**tir git!

Belki bir Sherlock Holmes değilim ama karaktersizliği yüzüne yansıyan bir insanı çözmek çokta zor olmasa gerek.

Bir aklın olduğunu unutma ömründe 1 kez bile olsun kullan onu, aptallığına bir limit biç artık; sınırsız erişim, sınırsız erişim nereye kadar be güzelim.

Gökyüzü olsan kafamı kaldırıp bakmazdım.

Ağır sözler için tıklayın.

Gülümsemeyi sende öğrenir, gider başkasını gülümsetir.

Aşık olamıyorsan, dans edemiyorsan, şarkılar mırıldanmıyorsan, ne anlamı var aklı başında olmanın?

Ateşle oynayan adam yangından korkmaz. Bilmem anlatabildim mi!

Yenildiysen öğrendin demektir, yenilgiler zaferin ilk dersidir.

Kendini o kadar ciddiye alma. Belkide atı kıskandırmak için binilen eşşeksindir!

Ne kadar yükseIirsen, uçmayı biImeyenIere o kadar küçük görünürsün.

Çok sorunun, derdin olsun istiyorsan, çevreni genişlet, etrafında hep kalabalıklar olsun.

Oradan bana bi bak bakalım, sana ihtiyacım var gibi miyim!

Şans güler mi bilmem ama güldüğünde bizim gülebilecek halimiz, zamanımız kalır İnşallah.

Belli bir tecrübeden sonra ben üzüleceğime başkası üzülsün kafasına geçiyorsun ve haklısın.

Etrafımdaki insanlara moral ve enerji vermeye çalışmaktan kendimde ne moral ne enerji ne de yaşam sevinci kaldı. İliklerime kadar sömürüldüm.

Kurdu olmayan dağın köpeği, kral olur. Sorun itin havlaması değil, kurdun yokluğudur!

Artık başkası için fedakarlık yapmayacağım dedikten bir süre sonra, daha büyük fedakarlıklar yaparsın. Neden? Çünkü salaksın. Zor akıllanırsın.

Yanlışım varsa, yanlışın vardır. Ben doğru insanlara yanlış yapmam!

Yerine bir başkası geldiğinde dönmeyi düşünürsen sadece düşün, dönme!

İz bırakmak lazım diye diye, dünyayı çizik kestaneye benzettik.

Daha kişiliği oturmamış insanlarla gelecek hayali kurduğumuz için bu haldeyiz!

Sen sen ol düşme, düşene bir tekme daha vuruyor elimden tutar sandıkların.

Yanlış insanın yaptıklarını doğru insana ödetmeyeceksin.

Aldığım biletin hiç gelmeyecek bir trene ait olduğunu biliyorum. Ama umut işte, yinede bekliyorum.

Sadece işi düştüğünde konuşan, yapmacık insanları etrafımda istemiyorum!

Tencerenin kapağı kaybolmuş bulamıyorum, tencereyi yuvarladım o da bulamadı! Bazı atasözleri artık tedavülden kalkmalı.

Ağustos böcekleri çok ötünce çatlayıp ölüyormuş, keşke bilip bilmeden her konuda konuşan insanlarda da bu özellik olsaymış!

İnan bana dünyadaki güzelliklerin peşine düşersen eğer; eninde sonunda sen de onlardan birine dönüşürsün.

Her kapıyı açmanın kestirme yolu habire anahtar aramak değil, anahtar adam olabilmektir.

Sevgi, karşınızdaki insanın sizin için, çabalamadığını gördüğünüz zaman biter.

Ya olduğun gibi görün, yada psikoloğa görün. Bana görünmede kime görünürsen görün!

Bir gün düşündüğünden daha az zamanının kaldığını farkedebilirsin. Bu yüzden başkasının değil, kendi hayatını yaşa.

En büyük düşmanınız dövüştüğünüz şey değil, korktuğunuz şeydir.

Bazen görüyorum. Düşünüyorum. Keşke diyorum; herkesin ömrü, vicdanı kadar olsa.

Şahit ol dünya! Hayallerimle oynayanların hayatlarıyla oynayacağım.

Duygusal Sert Sözler

Kimileri vardır aşkın en yücesine layıktır. Kimileri vardır aşkın en yücesini versen de aşağılıktır!

Beynini ve zekasını kullanamayan insanların içinde yaşamak, can sıkıcı bir durumdur.

Ne kadar seversem o kadar sevilirim mantığı büyük bir hatadır.

Tanıdığımıza pişman olduklarımız çoğaldıkça, yeni tanışacaklarımızdan korkar olduk.

Mantığım sessiz kal desede, ruhum tamamen sana sövme taraftarı!

Gitmek istiyorsa, bırakacaksın ipini. Bazı hayvanlar evcilleşmez!

Kapak sözler için tıklayın.

Umursamayayım dedikçe, umursamam gereken seçenekler artıyor.

Ey tırtılı kelebeğe dönüştüren Rabbim! Bu yalakalar ne zaman insana dönüşecek!

Sahte olan hiçbir şeyi sevmediğim için, samimiyet yoksunu kişileri hayatımda barındırmadığım doğrudur.

Herkes rüya görürken ben kabus görüyorsam, herkes gülerken ben ağlıyorsam, herkes mutluyken ben mutsuzsam. Kaderimmiş der yürür giderim.

Böyle bir sıkıcı gecede sıkılmamak elde değil, uyumayı başarmak ise imkansız. Süper bir gece gel de çıldırma.

Bugün elinin tersiyle ittiğini, inşallah yarın el açıp dilemezsin.

Seni düşünmeyen, anlamak istemeyen, anlamamazlıktan gelen insanlara yön değil yol vermelisin.

Sadakat esastır, gerisi sonra gelir!

Aklıma sordum ne iş diye, bana hiç bulaşma, çok karışığım dedi.

Kış bitince uyanmam lazımdı, alarmı yanlış kurmuşum.

Dümende çok iyisiniz, lakin; asfaltta gemi yürümez!

Kırılmak yerine kırmayı tercih ediyorum. Çünkü kırınca bir şeyleri düzeltebiliyorum, kırılınca hiçbir şey yapamıyorum.

Aslında ben değişmiyorum, sadece zamanla karşımdaki nasıl hak ediyorsa öyle davranıyorum o kadar.

Şu hayatta iki şeyden nefret ederim, birincisi gidenlerin dönmek istemesi, ikincisi benim onları beklediğimi zannetmesi!

Kaybedecek bir şeyi olmamanın rahatlığını yakalayan insan, kazanmak için neden çabalasın ki?

İyi niyetim etrafımdaki insan sayısının artmasıyla orantılı olarak, azalıyor.

Ne kadar kötü olursanız olun ama birine hayal kurdurtup sonra yıkacak kadar karaktersiz olmayın!

Uzak durunca bende ki yerin değişmiyor, acıtıyorsun sadece. Bil istedim!

Bazı sözler bumerang gibidir. Ağzından çıkar gider, geri döndüğünde nereye gireceğini bilemezssin.

Bir şeyi oluruna bırakmak, olmama ihtimalini çoktan göze almış olmaktır.

Bazılarına gerçekten hiçbir şey anlatamazsın. Aslında onlardan asla vazgeçmezsin ama bir süre sonra sadece kendi hallerine bırakırsın. Belki de uzun bir çabanın sonunda anlarsın ki; ne kadar sıksan da hıyardan vişne suyu çıkaramazsın!

Bırakın şu ‘vazgeçilmezim’ ayaklarını. Kimse özel üretim değil!

Nasıl olsa olmayacak diye hiçbir şey için çabalamıyorum, hayal kurmuyorum. Sonunda hayal kırıklığı, yorgunluk falan yok. En güzeli.

Sana bu kadar iltimas göstermemin tek sebebi mallığım. Lütfen başka bir sebep arama.

Maziye hiç bakma, o zaman yarına bakamıyorsun.

Kimseye el uzatıp, yardım isteyecek kadar düşmedik daha. Nasıl düşüyorsam, öyle kalkmasını da bilirim!

Gidenin arkasından beddua etmeyin sakın. Üç küfür , bir tükür , gittiği içinde çok şükür demeniz yeterli!

İdare etmek, dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen, yanlış olmaya kimse cesaret edemez.

İt diye aşağılanan hayvanın dostluğu, dost sandığınız insanların hayvanlığından daha iyidir!

Dünyanın çıkan çivisi, kime gireceğini biliyordur umarım!

Öyle insanlar tanıdım ki arpaya katsan at yemez, kepeğe katsan it yemez!

Sana kim dokunduysa ona git diyeceğim, ama dünya turu atmandan korkuyorum!

Artık harcamalarımı kıstım, mesela hiç kimse için ‘Çaba’ harcamıyorum…

Ben öyle dalıma basanın ağacını kökünden filan sökmem arkadaş. Direk ormanını yakarım!

Oturtan Sözler

Yeşil domatesleri bile güneşe koyunca kızarıyor. Bazılarına ne yaparsan yap ne utanıyor, ne de olgunlaşıyor!

Zekasıyla övünen ne kadar insan gördüysem, hepsi o kadar geri zekalıydı!

Bize yeni düşmanlar lazım, eskileri hayranımız oldurlar!

Beni başkalarıyla bir tutma. Onlar gemileri yakar, ben limanı!

Bazen hayatı geri sarıp dürüst davrandığım insanlara kötü olmak istiyorum.

Gidecek olan kararını vermişse gönülden, bana sadece kapıları açmak düşer!

Bazen diyorum kendime: Ne çok değer vermişim değersizlere!

Herkes önce kendi hayatına baksın, sonra başkasına laf söylesin.

Senin ateşinle artık kimler yanar bilemem ama benim için senin gemin battı!

Dönmeye yüzün varsa bile, artık seni koyacak bir yerim yok!

Kendimi bilmem ama, acıttığın yanlarım sana hakkını helal etmez.

Verdiğin değerin karşılığını görmüyorsan, gördüğün değeri ver ki; Herkes yerini bilsin!

Adamlığın montaj sanırım!

Herkes kendine yakışanı yapmalıydı, bu yüzden sen de defolup gittin!

Bıraktığın yerde bekliyor olmam, seni beklediğim anlamına gelmez!

Bizim aklımızın bile almadıklarını, başkalarının midesi nasıl alıyor anlamadım.

Kalbim oyun yeri değil, çık dışarıda oyna!

Sana hakkımı helal ediyorum. Ama affettiğimden değil, hesap günü seninle uğraşmak istemediğimden.

İnsan herkesi almamalı hayatına; özeli olmayanın, özlemi olmaz!

Hayal kırıklığım olup ayağıma batacaksan, çekil şöyle kenara bi!

Pul kadar değeri olmayan birine, altınmış gibi değer verirsen; miras gibi harcar seni!

Gidişini umursamadığım gibi, gelişini de beklemediğim insanlar var!

Hapşırdığında ‘çok yaşa’ dediğim için pişman olduğum insanlar var.

Küfür dolu gözlerle baktığım insanlar var.

Var ya ne kaybettiğin umurumda değil, beni kaybetme!

Gerçi sen de haklısın bu kuyruk, acısıyla ne yapacağını şaşırdın.

Bazen ‘Kusura bakma ama malın önde gidenisin’ diyemediğim insanlara ‘Sen de haklısın tabi ki’ diyorum.

Tebessümlerimin ardına gizlenmiş küfürlerim var benim.

Özür dileseydi ona yeni bir şans verebilirdim demişsin. Alemsin bebeğim; sen karşıma bir daha çıkma da, ben gerekirse diz bile çökerim!

Hatırladıkça sevdiğim ve hatırladıkça sövdüğüm insanlar var.

Sözlerin büyük, yüreğin küçük; Yanlışların çok, doğruların yok; Kendine göre şanslısın, fakat bana göre zavallısın!

Hiçbir şeyin altında kalamam, bana yapılanın iki katını yapacak kadar cömertim.

Benim dilim çok sivri değil, bazılarının karakteri eğri.

Benim de kötü huylarım var, unuttuğum birini bir daha asla hatırlamam!

Seviyorsan kalbime gömerim seni, sevmiyorsan da toprağını ben atarım!

Zor günde el olanın, iyi günde uzattığı eli kıracaksın!

Kanı bozuksa, bahaneyi sütte aramanın alemi yok ki…

Yokluğumla iyi geçin, çünkü varlığım bir daha olmayacak!

Anlamlı Sert Sözler

Senin giden ayakların varken, benim yazan parmaklarımı suçlayamazsın!

Sigarayı kül tablasına bırakır gibi bırakırım seni. Öyle kendi kendine yanarsın!

Takılma fazla bana, gölgemde kaybederim seni!

Rabbim bizden uzak tutsun, demir paradan daha bozuk insanları!

Anlamlı sözler için tıklayın.

Yeni bir sayfa açtım, içinde sen yoksun. Kalbim hayvanat bahçesi değil ki içinde köpekler olsun!

Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun, tadını kaçıranı hayatından çıkar…

Dostum yada düşmanım olacaksan, ilk önce şerefli olacaksın!

Ben dostlarımı hiç satmadım! Ya beş para etmez çıktılar yada paha biçilemez!

Sesini hatırlamıyorum bile, ama söylediklerin hala aklımda!

Hamurunu bildiğim insanların şekilleriyle ilgilenmiyorum!

Gözler ne renk olursa olsun, göz yaşları aynı renktir.

Kafam dağınık olabilir ama, kimi nereye koyduğumu asla unutmam!

Bu saatten sonra ben başkasını düşünerek yazarım, sen de üstüne alınarak okursun!

Birinin gülüşüne aşık olduysan, diğer kimselerin kahkahaları umurunda olmaz!

Göz atma yüreğime sabıkam çok benim. Nice dönekleri öldürdüm içimde!

Dokunulmasa da, görülmese de kalpte yer verilir bazısına, nedensiz!

Cemaate söyleyin, bu aşkın cenazesi cami avlusunda kılınmayacak. Yüreği olan cehenneme buyursun!

Sev diyor annem; ‘sev oğlum ayıp değil’ tamam da annem, herkeste ‘sen’ gibi ‘kadın’ değil!

İki yüzlü insan pazar tezgahı gibidir? Öne iyilerini koyar, arkası hep çürüktür!

Biz yaşayıp yazalım, siz kopyalayıp yapıştırın!

Adın batsın be kadın! Kalbimin tam’da ortasına!

Ya av ol yada avcı. Ama sakın avı, avcıya götüren köpek olma!

Zaten elektrikler hep yalnızken, sular tam duştayken, para hep elin dardayken, sevgili de tam her şey yolundayken gider. 🙂

Ne tuhaf şey şu ‘özlemek.’ Damla su yok iken, bir avuç tuz yemek!

Şimdiki aşklar sms paketleri gibi. Haftalık ve aylık. Haa birde her yöne olanları var. 🙂

Bundan sonra herkesin bir ‘gider payı’ var gönlümde.

Ne yaparsan yap ama bana asla ‘ben bunu mu sevmişim’ dedirtme!

Hiç bir savaşta kazanan bir devlet olmadı, biri insanını kaybetti, diğeri insanlığını!

Rabbim yarama tuz basmak yerine, bana aşk diye gönderdiğin hıyara tuz basta onu daha güzel yiyeyim.

Yaprak ağaçtan sıkılmıştı. Sonbahar bahaneydi!

Sakın bir kez daha seni seviyorum deme bana! Çünkü yine inanırım.

‘Seni hiç bırakmayacağım’ cümlesindeki yalancıyı bulunuz!

Kendime yalan söylemeye başladığımdan beri kimseye inanmıyorum.

Benim de çok dostum var. Yeter ki iyi günüm olsun!

Beni hep uçurumun kıyısına getiren dostlarım oldu. Sonrası mı? İt’tiler işte.

Söz verdim kendime. Bundan sonra güvenmek yok öyle herkese. Banada mı diye sorma sakın! Evet sanada!

Bazı aileler çocukları doğduğunda kulağına isim yerine birkaç kez ‘adam’ diye fısıldasaydı, biz de büyümüş hallerini isimleriyle anabilirdik.

Adını bir daha anmam deme, anacaksın alçak! Kimdi seni en çok seven diye sorduklarında.

Yağmurdan kaçmak isteyip şemsiye bulamadığında, sığınma kalbime! Benim yüreğime kar yağıyor artık, üşürsün.

O senin hayatınken, sen onun hayatının parçası bile olamazsın.

Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka birşey veremez. Eğer adamsan, sen alırsın.

Onun için ‘bir gün gelecek’ diyorlar. Kızıyorum! Şeytan hiç imana gelir mi?

Bazen hayata sağlam bir temizlik gerekir. İçini tüketen aşklara, hırpalanmış dostluklara, yanlış insanlara yol vermek gerekir.

Duygularımla oynayanın rüyalarını bozarım.

Hani derler ya ‘ÖZÜN neyse SÖZÜN de o olsun’ diye. Ben de diyorum ki; ÖZÜ olmayanın söyleyecek SÖZÜ de olmasın!

Filmi izlemek için tam ekran yaptığımızda, dikkatimizi dağıtmasın diye kenara ittiğimiz farenin imleci kadar önemsiz bazı insanlar.

Açlıktan ölmek üzere bulunan bir köpeği kurtarınız, sizi ısırmayacaktır. İnsan ile köpek arasındaki başlıca fark budur.

Hani sana demiştim ya sevgili; bir daha biterse beni bir daha göremezsin! Şimdi köpek gibi havlamayı bırak çünkü havlasan da gelmem bir daha!

En basit yalanları gözüme bakarak söyleyen ahmaklar tanıdım. Bense onların cahil cesaretlerine ve kuş beyinlerine hayrandım.

Azrail’e mesaj attım ‘gel canımı al’ diye. Mesaj atmış ‘şerefsizlere inat yaşa’ diye.

Keşke hep çocuk kalsaydım diye üzülme sevgilim. Çoğu zaman gözümde yeterince küçülüyorsun zaten benim.

Sert sözler paylaşımımızın sonuna geldik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.